Şeker Hastalığı /

Tip 2 diyabet, daha önce ‘’insüline bağımlı  olmayan diabetes mellitus’’ veya “erişkin
tip diyabeti’’ olarak  tanımlanmıştır.

Tip 2 Diyabetli Hastaların Özellikleri:
Genellikle 30 yaştan sonra görülürse de, her yaşta ortaya çıkabilir,hastaların %80-90’ninde şişmanlık (obezite) vardır, ancak şişman olmayanlarda da tip 2 diyabet görülebilir. Genetik yatkınlık ve kilo alma hastalığın ortaya çıkışını önemli ölçüde etkiler. Örneğin anne veya babada tip 2 diyabet varsa çocukta %15 hem anne veya hem de babada tip 2 diyabet varsa çocukta tip 2 diyabet görülme riski %75’dir. Şeker hastalığı görülme sıklığı oranları hastanın şişman olması ile daha da artma gösterir. Hastaların büyük bir kısmında uzun süreden beri devam eden şeker hastalığına özgü şikâyetler (ağız kuruluğu, çok su içme, sık idrar yapma, gece idrar çıkma) vardır. Ancak hastalık sinsi seyirli olması nedeniyle geç fark edilmektedir. Hatta hastalığın ilk teşhisi sırasında şeker hastalığına bağlı göz böbrek veya nörolojik komplikasyonlar gelişmiş olabilir. Şişmanlık ile birlikte hastalarda hipertansiyon veya kan yağlarında yükseklik de görülebilir.Bu hastaların kanlarında oto-immun tip 1 diyabetlilerde olduğu gibi antikorlar pozitif bulunmaz. Hastalığın başlangıç döneminde tedavisi kan şekerini azaltan haplar ile (oral antidiyabetik ilaçlar) yapılır. Fakat tip 2 diyabet hastalığının ilerleyici olması yani pankreasın insülin üreten beta hücrelerinin zamanla insülini aşırı eksik üretmesine bağlı olarak zamanla haplar yetersiz kalır ve bu evrede tedavinin insülin ile yapılması gerekir. Hastalığın başlangıç döneminde insülin hormonu fazladır. Ancak insülin hormonunun fonksiyonunda kusur ve yetersizlik vardır.

Tip 2 Diyabetten Korunmak için Neler Yapılmalı?
Şeker hastalığı riski olan veya ailesinde seker olan kişiler şu önlemleri almalıdır:

1. Sağlıklı beslenilmeli yani yemeklerdeki karbonhidrat ve yağ miktarları azaltılmalı, katı yağlardan uzak durulmalı, katı yağ (margarin) yerine zeytinyağı tercih edilmeli,
2. Posalı gıdaları taze sebze ve meyve yemeyi alışkanlık haline getirmeli
3.  Tuzdan mümkün olduğu kadar uzak durulmalı ( günlük tuz kullanımı) 1 çay kaşığını aşmamalı)                                                                                                                                                                                      4.   Düzenli egzersiz yapmalı (haftada en az 4–5 gün 30’ar dakikalık yürüyüş)
6. Stresli bir yaşamdan uzak durmalı
7. Sigara kullanılmamalı
8. Alkol kullanımı azaltılmalı
9. Günde 500 gr.dan fazla et yemeyin, kırmızı eti haftada bir kez ve balık haftada en az iki kez yiyiniz,
10. Soslu etler, sucuk, salam, jambon ve sosis yemeyin
11. İçinde nitrat olan maden suyu veya içme suyu içmeyiniz.
12. D vitamini eksikliği varsa tedavi  olun
13. Televizyon az seyrediniz.

Tip 2 Diyabetin Tedavisi:
Tedavi için şeker hastalığına yönelik eğitim, diyet, egzersiz ve ilaç tedavisi olmak üzere dört aşamalıdır. Hastaların mutlaka yaşam tarzı değişikliği yapmaları gerekir. Çünkü yaşam tarzı değişikliğinin yerini tutacak hiçbir ilaç bulunmamaktadır. Yaşam tarzı değişikliği sadece kan şekeri ve kilo üzerinde azaltıcı sağlamakla kalmayıp tüm risk faktörleri üzerinde de olumlu etki gösterir. Yaşam tarzı değişiklikleri hastanın özelliklerine göre bireyselleştirilmelidir.

1) EĞİTİM:

Her diyabet hastasına şeker hastalığı ile ilgili olarak mutlaka eğitim verilmelidir. Çünkü eğitim şeker hastalığının temelini oluşturmaktadır. Hastaya gerekli bilgiler birkaç seans halinde verilir. Eğitim sırasında şeker hastalığı nedir, belirtileri nelerdir, kan şekerini hangi sınırlar arasında tutulmalıdır, kendi kendine şeker ölçme cihazı (glukometre) ile kan şekerini nasıl ölçeriz, hangi sıklıkla ölçelim, ayak ve diş bakımını nasıl yapalım, insülin tedavisi ile tedavi edilmesi gereken hastalarda insülin uygulaması hakkında bilgiler verilmelidir. Ayrıca şeker düşüklüğü anında yapılması gereken tedbirler hakkında hasta bilgilendirilmelidir.

2) EGZERSİZ:

Egzersiz Kan Şekerini Nasıl Etkiliyor?
Egzersiz insülinin işlevini artırıyor. Kaslar tarafından glikozun tutulmasını sağlıyor. Düzenli yapılan egzersiz yiyecekler yoluyla kana ulaşan şekerin vücut tarafından daha iyi kullanılmasına yardımcı oluyor. Vücudu ürettiği insüline karşı daha duyarlı hale getiriyor. Egzersizin bir diğer faydası ise bilinçli bir beslenme programı ile uygulandığında hastanın kilo vermesini sağlaması. Buna bağlı olarak tansiyon ve kan kolesterol düzeyleri de olumlu yönde etkileniyor. Egzersiz öncesi ve egzersiz sırasında kan şekerinin sıkı ölçülerek hipoglisemiden mümkün olduğu kadar korunmak gerekir. 

3) DİYET 

Şeker hastası için önemli olan sağlıklı beslenmeyi öğrenmektir. Şeker hastalığını sağlıklı bir beslenme ile gayet güzel tedavi olacağını biliniz ve hemen moralinizi bozmayınız. Bunun yanında sadece sizin değil evdeki tüm aile bireylerin sağlıklı beslenmeyi bilmeleri faydalıdır. Şeker hastası iseniz çantanızda işyerinde yiyecek meyve bulundurmayı adet haline getiriniz. Şeker hastası bir kişinin az, ancak sık yemek yemesi gerektiğini unutmayınız. Gün içindeki diyetiniz 3 ana ve 3 ara öğünden oluşmasına dikkat ve özen gösteriniz.

Diyetinizde posa ve lifli gıdalara yer veriniz. Çünkü posa veya lifli gıdalar bağırsaklarda sindirimi zor olan karbonhidratlardır. Bitkisel besinler başta olmak üzere birçok yiyecek kitle sağlayan, besinlerin mide ve bağırsaktan geçişini kolaylaştıran lifler içerir. Lifli yiyeceklerin tüketilmesi sağlığa birçok açıdan faydalıdır. Lifli besin tüketiminin kabızlığı önlediği gibi kan şekerinin daha dengeli yükselmesini sağladığı, kan yağlarının azalttığı ve bazı kanser türlerinin önlenmesinde yararlı olduğu saptanmıştır. Meyve ve sebzeleri kabuklarını soymadan yiyin; bu yiyeceklerin kabukları liften zengindir. Beyaz ekmek yerine kepekli ekmeği, meyve suları yerine kabuklarıyla birlikte doğal meyveleri yemeli, sebzeleri mümkün olduğunca kabuklarıyla pişirmeli ve öğünlere sebze eklemeli, salatalara keten tohumu serpiştirilmeli, çorbalara arpa ve buğday konmalıdır. Diyetle alınan posa miktarı artırıldıkça koroner kalp hastalığı ve buna bağlı ölüm oranında azalma olduğu saptanmıştır.

Şeker hastası için diyet ile ilgili şu sorular önemlidir;

Ne yemeli veya yememeli, Ne kadar yemeli ve Ne zaman yemeli? Her şeker hastasının uygulayacağı diyet diğer kişilerden farklıdır. Bunun nedeni her kişinin boy ve ağırlığının farklı olması ve görevi gereği ihtiyaç duyduğu kalorinin değişmesidir. Çocuklar ve gençlerin büyüme ve gelişmelerinin normal seyretmesi için gerekli kaloriyi almaları gerekir. Kan şekerlerini düşüreceğiz diye aç kalınmaz. Bunun yerine sağlıklı ve dengeli beslenip ona göre ilaç veya insülin dozu ayarlanır. Diyet listesinde belirtilen miktarlardan fazla yemek kan şekerinizin yükselmesine, az yemek ise kan şekerinizin düşmesine neden olur. Her iki durumda da kan şekeri kontrolü bozulur. Bu nedenle diyetisyen veya doktorunuzun önerdiği kalori kadar beslenmeniz önem taşır.
Diğer önemli bir konu öğünleri ve ara öğünleri atlamamaktır. Öğünleri atlamanız kan şekerinde oynamalara neden olur. Fazla kalori almak genetik olarak hastalığa elverişli kişilerde şeker hastalığını ortaya çıkardığına göre, kalori ayarını iyi yapmak tedavinin esas noktasını oluşturur. Beslenmeye uymak bir şeker hastasının ömrü boyunca yapması gereken bir durumdur. Diyet yapmadan ilaç kullanmanın veya egzersiz yapmanın anlamı yoktur.
Beslenmede değişiklik yapmak başlangıçta bazı hastaları sıkıntıya soksa da zaman içinde alışılır. Bu nedenle eğitim almak, diyetisyen veya doktora danışmak ve bilinmeyen konuları iyice öğrenmek gerekir.
Kişinin değiştirmesi gereken kötü beslenme alışkanlıkları mutlaka ele alınmalı ve değiştirilmelidir. Şeker hastası bir porsiyonun ne olduğunu, ana öğün ve ara öğünlerin anlam ve önemini bilmelidir. Bir şeker hastasında yiyeceklerin üzerindeki kalori değerlerini okuma alışkanlığı da gelişmelidir.

Ayrıca diyabet hastası hangi yiyecekleri yediği zaman kan şekerinin ne kadar artacağı tahmini yapacak kadar bilgi sahibi olmaya çalışmalıdır. Sağlıklı beslenme sayesinde kan şekeri ile birlikte tansiyon yüksekliği ve kandaki yüksek bulunan yağ (kolesterol ve trigliserid) düzeyleri de normal düzeye gelebilir. 
Vücut ağırlığı insülin direncini ve insülin salgılanmasını etkilediği için normal bir kiloya gelmek önem taşır. Kilo vermek için alınan kalori miktarı azaltılır. Vücut ağırlığı tip 2 diyabetli %80 hastada fazladır ve bunlarda normal kiloya gelmek için alınan kalori azaltılır. Kilosu normal olan hastalarda kalori kısıtlaması yapılmaz.
Beslenme değişikliği sırasında başlangıçta hastalarda bazen sıkıntı olur. Oysa evde yapılan yemeklerle de iyi bir diyet yapılabilir. Şeker hastalarının diyetlerini bozmalarına neden olan ev dışındaki yemekler, seyahat ve tatillerdeki beslenme konusunda dikkatli olmaları gerekir. Zaman zaman oluşan aşırı yeme isteğini kontrol etmeye çalışmak, bu durumlarda salatalık, domates, 3–4 tane ceviz, badem veya yoğurt yemek gerekir. Ayrıca şeker hastaları nişastalı gıdaları, börek, çörek, pasta, reçel, pekmez, bal ve diğer tatlıları kesinlikle yememelidirler. Ekmek olarak beyaz ekmek yerine çavdar ekmeği veya tam buğday ekmeğini (köy ekmeği) tercih ediniz.
Alkol fazla alınmamalıdır. Günde bir kadehten fazla alkol kullanılmamalıdır. Alkol alırken yanında az miktar karbonhidratlı gıda almak faydalıdır. Likör veya tatlı şarap gibi şekerli alkol kullanmayınız. Bira içerken light birayı tercih ediniz ve alkol kullandıktan 2 saat sonra kan şekerinizi kontrol ediniz. Günde en az 1.5–2 litre su içiniz.

4) İLAÇ TEDAVİSİ
Tip 2 diyabetin ilaç ile tedavisi, hastalığın başlangıç döneminde, diyet ve egzersiz ile birlikte kan şekerini düşüren ağızdan alınan haplar (tıp dilinde oral anti-diyabetik ilaçlar) ile yapılır.
Çoğu kez hastalığın başlangıç döneminde ağızdan alınan bu haplar kan şekerini normal sınırlara getirir. Tek başına bir oral anti-diyabetik ilaç kan şekerini normale getiremediğinde etki mekanizması farklı ikinci hap tedaviye eklenmelidir. Şeker hastalığının yaşı ilerledikçe pankreas zamanla insülin üretmekte yetersiz kalır o zaman insülin tedavisi kullanılması gerekir. Ağızdan alınan ilaçlar vücuttaki etkilerine göre bazı gruplara ayrılır. Bir grup ilaç, pankreas bezinden insülin üretimini artırırken diğer bir grup ilaç vücut tarafından yeterli derecede kullanılamayan insülinin etkinliğini arttırır.

ANASAYFA
PROF. DR. BİLGİN ÖZMEN
BİLİMSEL ETKİNLİKLER
HASTALARA YÖNELİK BİLGİLENDİRME
KLİNİĞİMİZ
ONLINE RANDEVU
İLETİŞİM
Muayene Adresi: Şair Eşref Blv. 1402 Sk. No:2 D:1 Özbaş Apt. Alsancak - İZMİR | 0 (232) 422 08 20