Hastalara Yönelik Bilgilendirme / TÜYLENME (POLİKİSTİK OVER SENDROMU)

   TÜYLENME    

 
Tıp dilindeki adı ile “hirsutismus” kadınlarda bıyık, çene altında, favori, her iki göğüs arasında veya meme başı bölgesinde, karın, kol ve bacaklarda koyu siyah renkli ve sert özellikteki erkeksi tüylerin artmasına denilir. Doğurganlık çağındaki kadınların yaklaşık %5-10’nun da tüylenme de artış vardır.
 

TÜYLENME YAPAN NEDENLER HANGİLERİDİR?
 
Genellikle bir hormon bozukluğu sonucu, çoğunlukla bir erkeklik hormonu olan testosteron hormonun artışı sonucunda ortaya çıkar. Testosteron hormonu yumurtalıklarda (overler) yapıldığı gibi böbrek üstü bezinde de (sürrenal) üretilmektedir. Bazı kadınlarda kandaki testosteron hormonuna karşı hassasiyetin artmış olması da tüylenmeyi arttırmaktadır.

 

1.Polikistik over hastalığı,

 

2.Prolaktin hormonu yüksekliği,

 

3.Bazı böbrek üstü bezi hastalıkları, (kortisol hormonu yüksekliğine bağlı olarak ortaya çıkan Cushing hastalığı)

 

4. Kullanılan bazı ilaçlar,

 

5. Genetik nedenler (ailesinde anne, kardeş veya ablalarında tüylenmesi olan birisinin bulunması tüylenme için önemli bir risk oluşturur)

 

6.Şişmanlık (obezite) ve/veya insülin direncinin varlığı kişide tüylenmeyi arttırmaktadı,r

 

7. Yumurtalık (over) veya böbrek üstü bezin (sürrenal) tümörleri,

 

8. Bazı durumlarda hastada mevcut olan tüylenmenin nedenini açıklamak mümkün değildir ki bu tür tüylenme tıp dilinde “idiopatik tip hirsutism” olarak tanımlanmaktadır.

 

Polikistik over sendromu kadınlarda tüylenme yapan nedenlerin başında gelmektedir.

 

 
POLİKİSTİK OVER SENDROMU NEDİR?
 
Yumurtalıklarda (overlerde) birçok küçük iyi huylu kist oluşmasıyla beliren bir hastalıktır. Yumurtalıkta oluşan ve kist olarak adlandırılan bu organizmalar yumurtalıkların çevresine yerleşmiş çok sayıda yumurta hücresidir. Bu hücreler ultrasonda özel bir görüntü oluşturur.

 

Normalde adet döngüsünün ilk gününden itibaren olgunlaşmaya başlayan yumurta hücresini barındıran içi sıvı dolu kesecik, yani folikül, çeşitli nedenlerle gelişememekte ve gelişimin yarıda kalması, her defasında yumurtalıklardan birinde milimetrik boyutlarda bir kistin oluşmasıyla sonuçlanmaktadır.
 
POLİKİSTİK OVER SENDROMU HORMONAL BİR HASTALIKMIDIR?
 
Polikistik over sendromu beyindeki hipofiz bezinden salgılanan LH ve FSH hormonlarının anormal şekilde üretilmesinden kaynaklanmaktadır. Bu, kadınlarda düzenli olarak yumurtlama olmamasına neden olur (bazıları her ay düzenli olarak adet görürken, bazıları ise yılda yalnızca birkaç kez adet görebilir). Yumurtlama düzensizliğine bağlı olarak erkeklik hormonunda bir artış gözlenir. Kandaki LH hormonunun artmış olması overlerdeki  erkeklik hormonu üretimini artırır. Salgılanan bu erkeklik hormonları yağ dokusunda östrojene (kadınlık hormonuna) dönüşmekte, bu östrojen LH üretimini artırmakta ve bir kısır döngü ortaya çıkmaktadır. Şişmanlığa bağlı olarak insüline karşı bir direnç ortaya çıkmakta ve sonuç olarak hormonal denge bozularak yine bu kısır döngüye ulaşılmaktadır.
 
POLİKİSTİK OVER SENDROMUNUN BELİRTİLERİ NELERDİR?
 
a)Polikistik over sendromu yumurtlamanın olmaması ve buna bağlı olarak ortaya çıkan genellikle adetlerde gecikmeler şeklinde adet düzensizliği,

 

b)Tüylenmede ve/veya sivilcelerde (akne)  artış                                                        

 

c) Saçlarda dökülme, ciltteki yağlanmada artış,

 

d) Kilo artışı ve insülin direnci

 

e) Gebekalamama veya “zor” gebe kalma gibi belirtilerle seyredebilen bir durumdur.

 
 
        Bugün için bir hastada poliksitik over sendromu vardır diyebilmek için

 

 

 

        1) adet düzensizliğinin bulunması,

 

2) kandaki androjen hormonlarının yüksek bulunması veya tüylenme, akne gibi androjen    fazlalığına ait semptomların olması,

3) yumurtalıkların ultrason ile incelenmesinde 2-10 mm çapları arasında en az 12 veya daha fazla follikülün olması gerekiyor.
 
Sözü edilen üç kriterden ikisi bulunuyorsa o kişde polikistik over sendromu vardır denilir.
 
TÜYLENME NASIL DEĞERLENDİRİLİR?
 
Tüylenmenin (hirsutizmin) tanısı “Ferriman- Galvey” skorlaması ile yapılır. Kadınlarda üst dudak, çene bölgesi, göğüs, göbek üstü
ve altı, üst kol, uyluğun üst kısmı, sırt ve kuyruk sokumu (sakrum) bölgesine 0 den 4 ‘e kadar skor verilir. Bu skorlama kılın
yoğunluğu, şekli ve sertliğine göre yapılır.Toplam skor 8'in üzerindeyse tüylenme hirsutizm tanısı konur.
 
 
 
POLİKİSTİK OVER SENDROMU NASIL TEŞHİS EDİLİR?
 
Tüylenme ile birlikte adet düzensizliği oluşmuşsa polikistik over sendromu tanısı çok rahatlıkla konulabilir. Ancak kan testleri ile teşhisin doğrulanması gerekir. Hipofiz bezinden salgılanan LH ve FSH hormonlarının anormal şekilde kadınlarda düzenli olarak yumurtlama oluşmasına engel. Yumurtlama düzensizliğinin sonucu erkeklik hormonu olan testosteron düzeyinde (%70-80 oranında) artış gözlenir. Çünkü LH düzeyindeki yükseklik overlerde erkeklik hormonu yani testosteron üretimini artırır.Testesteron hormonunun yanı sıra böbrek üstü bezlerinden salgılana hormon düzeylerinin (DHEA-Sülfat, 17-OH Progesteron )bakılmasında yarar vardır.
 
Adetin 3. veya 4. gününde testosteron (total ve serbest ), FSH, LH, estradiol, prolaktin, DHEA-Sülfat, 17-OH Progesteron hormonlarına  bakılmalı ve pelvik ultrasonu yapılarak yumurtalıklarda ki kistler değerlendirilmelidir.
 
Normalde LH/FSH oranı 1 iken polikistik overli hastalarda bu oran 2’nin üzerindedir, ayrıca testosteron düzeyleri de artmıştır. Bazı böbrek üstü bezi kaynaklı tüylenmelerde DHEAS ve 17-OH Progesteron düzeylerinde yükseklik görülür. Hastaların % 20’sinde DHEAS ve prolaktin hormonlarında artış gözlenebilir.
 
İdiopatik  hirsutism de tüylenmenin nedeni belli değildir. Kıl köklerinin testosteron hormonuna karşı hassasiyeti artmıştır.
 
 
      POLİKİSTİK OVER HASTALIĞI TEDAVİ EDİLMELi Mİ?
 
Evet, mutlaka tedavi edilmesi gereken bir durumdur. Çünkü rahimin iç tabakasının   (endometriyum) progesteron hormonu etkisinden mahrum kalmasına sonucu sürekli kalınlaşır belli bir süre sonra rahim iç tabakasında kanser öncesi değişiklikler oluşur daha sonra hastalık uzun süre devam ederse bu tabakada “kanser” gelişebilir.
 
Tedavi altta olan nedene yönelik olarak yapılmalıdır. Tedavide asıl amaç tüylenmenin azaltılması ve beraberinde sıklıkla bulunan adet düzensizliğinin düzeltilmesidir bunun için en iyi yöntem doğum kontrol haplarıdır. Tedavideki amaç yumurtalıklardan üretilen erkeklik hormonu baskılanmak ve vücutta yeni tüylerin oluşumunu engellenmektir.
 
Bazı hastalarda ise tüylenmenin önüne geçmek için antiandrojen ilaçlar kullanılır. İlaç tedavisi ile eşzamanlı kozmetik tedaviler (lazer epilasyon en etkilisi veya ağda)yapılabilir.
 
  
 

Çocuk arzusu olmayan bir kadında tedavide genellikle doğum kontrol hapları tercih edilir. Bu ilaçlar yumurtlamayı en temel aşamasında, folikül gelişimi basamağında geçici olarak durduran ilaçlardır. Ayrıca ilaçların içinde bulunan progesteron hormonu rahim iç tabakasını kalınlaşmaktan korur ve adet kanamalarının düzenli olmasını sağlar.
                                                                                                                                                      
Tıbbi nedenlerle doğum kontrol hapı kullanamayan veya kullanmak istemeyen kadınlarda adet düzeni belirli aralıklarla verilen progesteron hormonu sayesinde sağlanır.
 
Hastaya mutlaka tüylenmeye yönelik tedavinin zamana dayalı olduğununbildirilmesi gerekir. Çünkü kıl  folliküllerinin ortalama yaşam süresi 6 aydır, ilaç tedavisinin etkisini gösterebilmesi için   en az 6–12 ay gibi süreye ihtiyaç vardır. Tüylenme genellikle ilaç  tedavisiyle 6–18 ay boyunca giderek azalır ve daha sonra yeni bir durgunluk içine girer. Tedavinin başarısını gösteren en önemli ip ucu hastanın kıl almak  için ihtiyaç duyduğu sürenin  uzamasıdır.
 
Bazı kadınlarda şişmanlık ve insülin direncine bağlı olarak tüylenme ve/veya adet düzensizliği gelişmektedir. Bu hastalarda mutlaka fazla kilo probleminin çözümlenmesi gerekmektedir. Yaşam tarzı değişikliği beraber eğer olgular beden ağırlıklarının % 5 -10’unu kaybederlerse adet düzensizliklerinde düzelme saptanır. Bu nedenle hastaya uygun diyet ve egzersizin verilmesi ile birlikte metformin grubu ilaçların kullanılması sayesinde hem kiloda azalma hem de insülin direncinde iyileşme sağlanır. Böylece adetler düzene girdiği gibi tüylerde ve/veya aknelerde ki artış önlenmiş olur.
 
 POLİKİSTİK OVER SENDROMUUN GETİRDİĞİ OLASI RİSKLER NELERDİR?

 1 Rahim iç çeperi (endometriyal ), meme ve yumurtalık kanser risklerinde artış,
 
 2 Tip 2 diyabet ve insülin direnci,
 
 3 Tansiyon yüksekliği (hipertansiyon),
 
 4 Kan yağlarındaki artış )LDL kolesterol artarken HDL iyi huylu kolesterolde azalma,
 
5 Ölümcül kalp hastalıklarının görülme sıklığında artış,
 
6 Depresyon ve/veya anksiyete
 
ANASAYFA
PROF. DR. BİLGİN ÖZMEN
BİLİMSEL ETKİNLİKLER
HASTALARA YÖNELİK BİLGİLENDİRME
KLİNİĞİMİZ
ONLINE RANDEVU
İLETİŞİM
Muayene Adresi: Şair Eşref Blv. 1402 Sk. No:2 D:1 Özbaş Apt. Alsancak - İZMİR | 0 (232) 422 08 20